İçeriğe geç
Kaya & ErdemHukuk Bürosu · Samsun
Tüm yazılar

§Gayrimenkul Hukuku · 20 Ağustos 2026 · 5 dk okuma

Kira tespit davası: kapsam ve genel süreç

Kira bedelinin mahkemece belirlenmesine ilişkin dava, arabuluculuk basamağı, bilirkişi incelemesi ve dikkat edilecek süreler.

Kira tespit davası nedir?

Kira tespit davası, kira sözleşmesi devam ederken yeni dönem kira bedelinin mahkeme tarafından belirlenmesini isteyen davadır. Taraflar kira artışı konusunda anlaşamadığında ve sözleşmede artış hükmü bulunmadığında ya da bu hüküm yetersiz kaldığında gündeme gelir. Türk Borçlar Kanunu'nun 344. maddesi bu alanın temel dayanağıdır.

Mahkeme, kiralananın durumunu, emsal kira bedellerini ve genel ekonomik koşulları göz önünde tutarak makul bir bedel belirler. Kararlar her dosyada dosyanın özelliklerine göre şekillenir.

Beş yıllık süre ve yeniden belirleme

Kanun, kira süresi beş yılı aşan sözleşmelerde, beşinci yılın sonunda ve sonraki her beş yıllık dönemde kira bedelinin yeniden belirlenmesine ilişkin özel bir düzenleme getirir. Süresi beş yıldan kısa olan sözleşmelerde ise sözleşmenin uzaması halinde yeni dönem için bedel belirlenmesi söz konusu olabilir.

Konut ve çatılı işyeri kiralarında yeni dönem kira artışı, bir önceki kira yılında oluşan üretici fiyat endeksindeki artış oranını geçemez. Bu sınır emredici nitelikte olduğundan, sözleşmede daha yüksek bir oran yazılmış olsa bile dikkate alınmayabilir. Güncel oranlar için resmî istatistik kaynaklarına bakılmalıdır.

Dava öncesi arabuluculuk

Kira uyuşmazlıklarında, kiralanan taşınmazın tahliyesi ile kira bedelinin tespiti ve uyarlanmasına ilişkin davalarda dava açmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Arabulucuya başvuru, taşınmazın bulunduğu yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılır.

Arabuluculukta anlaşma sağlanırsa tutanak ilam niteliğinde belge hükmündedir. Anlaşma sağlanamazsa son tutanak ile mahkemeye başvurulur. Başvuruda yer alacak taleplerin ve süre hesabının doğru yapılması, sonraki aşamalar bakımından önem taşır.

Mahkeme süreci ve bilirkişi incelemesi

Kira bedelinin tespiti davası, taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinde açılır. Dilekçeye kira sözleşmesi, ödeme dekontları, arabuluculuk son tutanağı ve varsa ihtarname eklenir. Mahkeme, kural olarak bilirkişi incelemesi yaptırır; bilirkişi taşınmazı yerinde görür, çevredeki emsalleri değerlendirir ve rapor sunar.

Raporda dikkate alınan unsurlar arasında taşınmazın konumu, yaşı, kullanım amacı, bakım durumu ve çevredeki benzer taşınmazların kira bedelleri yer alabilir. Taraflar rapora itiraz edebilir ve ek rapor talep edebilir. Mahkeme tespit ettiği bedeli, ilgili kira dönemi için geçerli olacak şekilde hükme bağlar.

Delil ve belgeler

Kira tespit davasında en önemli belge yazılı kira sözleşmesidir. Sözleşmede artış hükmü, kira başlangıç tarihi, ödeme dönemi ve ödeme şekli gibi bilgiler bulunur. Bunun yanında önceki yıllara ait dekontlar ve kira artış yazışmaları, bedelin geçmişini göstermek için kullanılır.

Taşınmazın tapu kaydı, imar durumu, yapı kullanım izni ve çevresindeki benzer kiralık taşınmazlara dair bilgiler de mahkemeye sunulabilir. Taraflar arasında daha önce açılmış bir dava veya yapılmış bir uzlaşma varsa bu da dosyaya eklenmelidir.

Emsal bilgisi toplanırken kaynağın ve tarihin belli olması, bilirkişi incelemesinde değerlendirme kolaylığı sağlar. Yine de her emsal, kendi koşulları içinde değerlendirilir ve doğrudan karşılaştırma yapılamayabilir.

Kiracı ve kiralayan açısından genel çerçeve

Kira tespit davasını hem kiralayan hem kiracı açabilir. Kiralayan açısından amaç, bedelin güncel koşullara uygun hale getirilmesi; kiracı açısından ise artışın makul ve yasal sınırlar içinde kalmasının sağlanmasıdır. Mahkeme her iki tarafın da menfaatini gözeten bir bedel belirlemeyi hedefler.

Dava devam ederken kira ödemesine ara verilmemelidir; aksi halde kira alacağı ve temerrüt kaynaklı ayrı hukuki sonuçlar doğabilir. Mahkeme kararı sonrasında belirlenen bedel ile ödenen bedel arasındaki fark, kararın içeriğine göre hesaplanır.

Kira sözleşmesinin kurulduğu tarihte yapılan düzenlemeler, uzun süreli sözleşmelerde artış mekanizmasını belirleyebilir. Bu sebeple sözleşme yenilenirken artış maddesinin açık yazılması, ileride ortaya çıkabilecek tartışmaları azaltır.

Sık karşılaşılan durumlar

Uygulamada sözleşmede kira artışı için sabit bir oran yazılmışsa bu oranın yasal sınırı aşıp aşmadığı sıkça tartışma konusu olur. Yasal sınırı aşan oran geçersiz sayılabilir. Bir diğer durum, kiracının uzun yıllar aynı bedeli ödemesi ve kiralayanın sonradan yüksek bir artış talep etmesidir; bu halde ödeme geçmişi ve emsal kiralar önem kazanır.

Taşınmazın kullanım amacının değişmesi, yenileme veya onarım yapılması da bedelin belirlenmesinde değerlendirilen unsurlardandır. Her olay kendi koşulları içinde incelendiğinden benzer görünen dosyalarda farklı sonuçlar ortaya çıkabilir.

Dikkat edilmesi gereken noktalar

Kira artış bildirimi yazılı ve süresinde yapılmalıdır. Taraflar arasındaki ödeme geçmişi ve yazışmalar, ileride ispat kolaylığı sağlayabilir. Kira bedelinin banka aracılığıyla ödenmesi de kayıt bakımından yararlıdır.

Bu yazı, kira tespit davasına dair genel çerçeveyi açıklamak amacıyla hazırlanmıştır. Güncel oranlar, süreler ve usul kuralları değişebilir; belirli bir olay için hukuki görüş niteliği taşımaz. Konuyla ilgili genel bilgi almak için iletişim sayfamızdan randevu talebi iletebilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır, hukuki görüş değildir. 20 Ağustos 2026 tarihli mevzuat bilgisine dayanır; sonraki değişiklikler yansıtılmamış olabilir.

AraWhatsAppRandevu talebi